reklamlar

haberler

manşet haberler

Personel Sağlık Personeli Sağlıkçılar PersonelSaglik.NET

30 Nisan 2016 Cumartesi

Meteoroloji'den sağanak ve dolu uyarısı

Malatya, Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Adıyaman'da sağanak ve dolu bekleniyor.

Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Elazığ ve Malatya parçalı çok bulutlu, kısa süreli ve yerel olmak üzere hafif yağmurlu, Tunceli ve Bingöl parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra yer yer sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı Adıyaman ise parçalı çok bulutlu geçeceğinin tahmin edildiği belirtildi.

Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik beklenmediği kaydedilen açıklamada, "Rüzgarın değişik yönlerden hafif, yer yer orta kuvvette esmesi, Tunceli ve Bingöl'de ise yağış anında kuvvetli esmesi beklenmektedir. Gök gürültülü yağış esnasında oluşması muhtemel bölgesel dolu yağışlarına karşı vatandaşların ve ilgilerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir." ifadesine yer verildi.

23 Nisan 2016 Cumartesi

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen tören, Kahraman'ın yerini almasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kahraman, daha sonra kutlamaları kabul etti.

Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve bazı bakanlar kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, eski TBMM Başkanları İsmet Sezgin ve Bülent Arınç, YSK Başkanı Sadi Güven, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay ve Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay, askeri erkan, bürokratlar, rektör ve dekanlar, yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Kutlamalara HDP'den katılım olmadı.

YÖK'ten üniversitelere 'hasta hakları' uyarısı

YÖK'ün internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, yükseköğretim kurumlarına bağlı tıp fakülteleri hastanelerinde, hasta hakları ihlalleri ile ilgili Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun kapsamında, Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden ve Sağlık Bakanlığı aracılığı ile kurula ulaşan çok sayıdaki başvuru incelenerek sorunların kaynağı araştırıldı.

Yükseköğretim kurumları tıp ve diş hekimliği uygulama ve araştırma merkezlerindeki uygulamalardan kaynaklanan bazı aksaklıklar sebebiyle çoğu kez iç hukukta mahkemeler nezdinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular sonucu istenmeyen durumların ortaya çıktığı tespit edildi.

Bazı başvuruların, şikayet konusu gerçekleştiği anda çözümlenmesinin mümkün olabileceği, ortaya çıkabilecek istenmeyen durumların önüne geçilebileceği sonucuna varıldı.

YÖK tarafından, bu doğrultuda, tıp ve diş hekimliği fakülteleri bulunan üniversitelere, hasta hakları konusundaki önemli mevzuat hükümlerinin hatırlatıldığı yazı gönderildi ve azami özen ve hassasiyet gösterilmesi istendi.

Yazıda, hastaların, haklarını kullanmayı kolaylaştıracak bilgi, doküman ve tavsiyelere kolaylıkla erişimini sağlayacak tedbirler alınması, her kademede çalışan sağlık personelinin tamamının hasta hakları konusunda hizmet içi eğitime tabi tutulması, hastanın bilgi isteme hakkına ve mahremiyetine azami özen gösterilmesi, tıbbi müdahale ve araştırmalarda, hastanın rızasının alınması, acil servise müracaat eden hastaların başka bir sağlık merkezine sevki söz konusu olsa bile gerekli tıbbi müdahale sonrası bunun yapılması, yetişkin ve çocuk yoğun bakım birimleri gibi özellikli bölümlerin kapasite durumlarının ilgililer ile paylaşılmasının sağlanmasına ilişkin uyarılar yer aldı.

Gündeme Bomba Gibi Düşen Haber : 'Kıdem tazminatı yarıya düşsün' !!

Kalkınma Bakanlığı’nın kıdem tazminatı için yaptığı çalışma büyük tartışma yaratacak. Bakanlık işçilere ödenilen kıdem tazminatı miktarının da işverenin aylık olarak yatırdığı prim miktarının da yarıya düşürülmesini önerdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kıdem tazminatıyla ilgili çalışmalarını sürdürürken Kalkınma Bakanlığı’ndan çok tartışılacak bir öneri geldi. Bakanlık yayını olarak dikkate sunulan uzmanlık tezinde, fona dönüşecek bir kıdem tazminatında ödenecek tutarların yarıya düşürülmesi, aylık olarak işverenlerin de yüzde 3.5 oranında (şu anda bu oran yüzde 8.33) katkı yapması durumunda sürdürülebilirlik sağlanacak. Aksi takdirde, fon büyük açıklar vererek ilerleyecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’yu ziyaret eden bir derneğin “Kıdem tazminatında prim oranının yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma başlatıldı” açıklaması da bu öneri mi tartışdı sorusunu gündeme getiriyor. 

AVUSTURYA YAPTI

Kalkınma Bakanlığı uzmanlarından Nafiz Baysal’ın “Dünyada ve Türkiye’de kıdem tazminatı uygulaması, Türkiye’de kurulması öngörülen kıdem tazminatı fonunun finansal projeksiyonu” isimli tezi, bu konuda bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma niteliğinde. Diğer ülkelerdeki kıdem tazminatı reformlarına da yer verilen tezde, Türkiye’de kurulacak yeni sistemin de alternatiflere göre projeksiyonu yapıldı. Şu anda kıdem tazminatı olarak her bir yıl için bir aylık (giydirilmiş) ücret ödenmesinin yalnız geçmişe ilişkin olarak değil, geleceğe yönelik olarak da kazanılmış hak olarak algılandığı ve bu parametrede değişiklik yapılmasına şiddetle karşı çıkıldığı belirtilen çalışmada, “Avusturya’da ise işçi kesiminin de onayıyla varılan uzlaşma sonucunda başlanan yeni sistemde, 3 yıl ile 37 yıl arasında kıdemi olan işçilerin tamamı, yeni sistemde daha az miktarda kıdem tazminatı alıyor” denildi. Avusturya’daki sistemin katkı esasına göre çalıştığı ve devletin yalnızca bireysel hesaplara kıdem tazminatı primi olarak yatırılan tutarları garantiye aldığı belirtilen tezde, Türkiye’nin ise “bireysel hesap yaklaşımı” ve “fon kurulması” şeklinde iki alternatife sahip olduğu belirtildi.

Bakanlık ne öneriyor?

ÖNCE KIDEM SONRA SSK PRİMİ

Bireysel hesap yaklaşımı, bazı Latin Amerika ülkelerinde ve Avusturya’da uygulanıyor ve belirlenmiş katkı esasına dayanıyor. Bireysel hesap yaklaşımının tercih edilmesi durumunda, işverenlerin kıdem tazminatı prim borçlarının birikmesini engellemek için, bu primler işçilerinin hesaplarına yatırılmadıkça sosyal sigorta primleri ve vergilerinin yatırılmasının önüne geçilmeli. Bankayı seçme hakkı işçiye verilmeli, bankalara bireysel hesaplara ilişkin getiri oranlarını ve bu getirileri elde etmek için kullandıkları enstrümanları paylaşma zorunluluğu getirilmeli ve işçilere belirli aralıklarla bankayı değiştirme hakkı tanınmalı.

GERİYE DÖNÜK HAKLAR KORUNMALI

Kıdem tazminatı fonunun kurulmasının en önemli sosyal faydalarından birisi ise iflas eden şirketlerden kıdem tazminatı alacaklarını tahsil edemeyen işçilerin alacaklarını garantiye alması. Bununla birlikte, kamu finansmanında açık vermeden, fonun ekonomik olarak sürdürülebilir biçimde kurgulanması temel öncelik olmalı. Kıdem tazminatı fonunda, uygulamaya gireceği tarih itibariyle kazanılmış hakların geriye dönük olarak korunması gerekir.

KIDEM TAZMİNATI YARIYA İNERSE

Fon ihtimalinde, ancak kıdem tazminatı miktarının yarıya indirildiği ve bunun sonucunda kayıtlı istihdamda oluşması beklenen artışın da göz önüne alındığı senaryoda, kıdem tazminatı prim oranı yüzde 3.32 olarak belirlenirse, fon 2083 yılına kadar açık vermez. Bununla birlikte fonun finansal sürdürülebilirliği de göz önünde bulundurulduğunda, kıdem tazminatının yarıya indirildiği senaryoda kıdem tazminatının yüzde 3.32’den yüksek bir düzeyde belirlenmesi gerekir. Bu oranın yüzde 3.5 olarak tespitinin daha doğru olacağı düşünülmektedir.

DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

KIDEM tazminatıyla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde dikkat çekici bir açıklama da yapıldı. Hadımköy-Arnavutköy Sanayici ve İş Adamları Derneği (HASİAD) Başkanı Hüseyin Bozdağ, Çalışma Bakanı Soylu’yu makamında ziyaret ettikten sonra bir açıklama yaptı. Bazı gazetelerde yer alan açıklamada HASİAD Başkanı Bozdağ, “Çalışma Bakanı Soylu, ‘Bireysel Kıdem Tazminatı’ hesabı açılarak işverenin bu konudaki yükünün hafifleyeceğini işaret ederek, kıdem tazminatıyla ilgili yüzde 8.33 olan rakamın kademeli olarak yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma yaptıklarını belirtti” ifadelerini kullandı. Şu anda her yıla bir brüt ücret kadar kıdem tazminatı alınıyor. Bu da yüzde 8.33 oranında prime karşılık geliyor.

(Hürriyet)

Hayat kurtardıkları için idam edilecek 10 Doktor

Gün geçmiyorki doktorların çilesi bitmesin.Bu sefer olay Sudan dan.Ölecek olan hastayı kurtardıkları için idam cezasıyla suçlanan 10 doktor.. Sudan kanunlarına göre içinde suç bulunduran vakalarda hastanın durumu emniyete bildirilip Form 8 denilen bir evrak doldurmadan hastaya müdahale edilemiyor..


10 Mart Perşembe gecesi saat 10:00 civarında Omdurman hastanesine bıçak yaralanmasıyla gelen bir genci emniyete bildirmeden müdahale eden 3 ü klinik şefi olmak üzere toplam 10 sağlık personeli cinayet suçlamasıyla karşı karşıya geldi.Olay yapılan soruşturmalar sonucu şöyle gerçekleştiği bildirildi.O gece nöbette olan intörn ciddi kanaması olan hastayı emniyete bildirmeden asistana bildirdi.Bunun üzerine 3 klinik şefi 1 anestezi uzmanı,hemşireler ve asistan cerrahlar olmak üzere toplam 10 personel acil ameliyatta görev alarak hastanın hayatını kurtardılar.


Hasta gece 3 civarlarında yoğun bakımda kendine gelip hastaneden kaçdı.Sabaha doğru ölü olarak bulunan hastanın aslında bir suçlu olduğu ve onu yaralayanlar tarafından tekrar bulunarak öldürüldüğü anlaşıldı.Hastaya müdahaleden önce emniyete bildirilip Form 8 evrakı doldurulmadığı için ameliyatı gerçekleştiren doktorlar Sudan kanunlarının Madde 130 uyarınca taammüden cinayetle suçlanıyor.Ve mahkeme kararında tüm personele idam cezası veriliyor.


Olay ülkede ve dünyada büyük yankı uyandırıyor.Cinayet suçlamalarıyla karşı karşıya gelen doktorlar için Sudanlı meslektaşları dayanışma içinde bu olayı protesto etti.Bir hafta boyunca ülkenin birçok yerindeki doktorlar sağlık personelleri ve öğrenciler el ele omuz omuza vererek yapılan tüm itirazlarla dava sonuç verdi.


Ombdurman, Sennar ve Port Sudan sokaklarında yürüyüş yapan doktorlar “Doktorun görevi hastayı kurtarmak ” diye sloganda bulundular.Tüm çabalar sonucu dava süreci değişerek doktorlar serbest bırakıldı.Ayrıca tedavinin tamamlanmasından önce hastaneden kaçan hastanın doktor sorumluluğunda olmadığı maddesi eklendi.. 


(Doktorlarsitesi)

YÖK'ten üniversitelere 'hasta hakları' uyarısı

YÖK'ün internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, yükseköğretim kurumlarına bağlı tıp fakülteleri hastanelerinde, hasta hakları ihlalleri ile ilgili Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun kapsamında, Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER) üzerinden ve Sağlık Bakanlığı aracılığı ile kurula ulaşan çok sayıdaki başvuru incelenerek sorunların kaynağı araştırıldı.

Yükseköğretim kurumları tıp ve diş hekimliği uygulama ve araştırma merkezlerindeki uygulamalardan kaynaklanan bazı aksaklıklar sebebiyle çoğu kez iç hukukta mahkemeler nezdinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular sonucu istenmeyen durumların ortaya çıktığı tespit edildi.

Bazı başvuruların, şikayet konusu gerçekleştiği anda çözümlenmesinin mümkün olabileceği, ortaya çıkabilecek istenmeyen durumların önüne geçilebileceği sonucuna varıldı.

YÖK tarafından, bu doğrultuda, tıp ve diş hekimliği fakülteleri bulunan üniversitelere, hasta hakları konusundaki önemli mevzuat hükümlerinin hatırlatıldığı yazı gönderildi ve azami özen ve hassasiyet gösterilmesi istendi.

Yazıda, hastaların, haklarını kullanmayı kolaylaştıracak bilgi, doküman ve tavsiyelere kolaylıkla erişimini sağlayacak tedbirler alınması, her kademede çalışan sağlık personelinin tamamının hasta hakları konusunda hizmet içi eğitime tabi tutulması, hastanın bilgi isteme hakkına ve mahremiyetine azami özen gösterilmesi, tıbbi müdahale ve araştırmalarda, hastanın rızasının alınması, acil servise müracaat eden hastaların başka bir sağlık merkezine sevki söz konusu olsa bile gerekli tıbbi müdahale sonrası bunun yapılması, yetişkin ve çocuk yoğun bakım birimleri gibi özellikli bölümlerin kapasite durumlarının ilgililer ile paylaşılmasının sağlanmasına ilişkin uyarılar yer aldı.

17 Nisan 2016 Pazar

Torrent nedir, nasıl kullanılır? – haberdata.com.tr

İnternet üzerinden dosya paylaşımı ve dosya takas sistemine verilen isimdir. Diğer peer to peer(eşten eşe) (P2P) paylaşım programlarından farkı; sabit olmayan bağımsız sunucu tanımlama dosyaları sayesinde sabit bir sunucuya ihtiyaç olmaksızın paylaşıma devam etmesidir.


Torrent, internet üzerinden dosya paylaşımı ve dosya takas sistemine verilen isimdir.Diğer peer to peer(eşten eşe) (P2P) paylaşım programlarından farkı; sabit olmayan bağımsız sunucu tanımlama dosyaları sayesinde sabit bir sunucuya ihtiyaç olmaksızın paylaşıma devam etmesidir. Doğrudan indirmekten farklı olarak, dosyayı indirirken diğer kullanıcılara da sunar. Torrent protokolü, çoğunlukla büyük boyutlardaki dosyaların paylaşımında kullanılır.

Torrent indirebilmek için Flashget, Azureus, BitTorrent, μTorrent , LimeWire vb. istemci yazılımlara ihtiyaç vardır. Ayrıca dosyaları indirebilmek/paylaşabilmek için torrent dosyası denilen, uzantısı .torrent olan 2-500 Kb büyüklüğünde dosyaları indirmeniz gerekmektedir. Güncel yöntemlerde magnet link adı verilen linkler aracılığıyla .torrent dosyasına ihtiyaç kalmamıştır.

Korsan medya içeriklerinin paylaşılması ve indirilmesi konusunda çok yaygın olan Torrent, aynı zamanda yasal dosyalar için de kullanılabilir. Kendi ücretsiz programlarını Torrent üzerinden paylaşan şirketler bulunmaktadır.

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri